Saat Şuan
Katagorilerim



 







başlık
kod
başlık
kodd
Günün Sözü

4 Eylül 2008 Perşembe
Necati Şaşmaz Röpörtajı Polat Alemdarı Anlattı

KURTLAR VADİSİ TERÖR DİZİSİ İLE TEKRAR HAYRANLARI İLE BULUŞACAK OLAN NECATİ ŞAŞMAZ BİR YILLIK SUSKUNLUĞUNU TAKİPÇİLERİ İÇİN BOZDU.


Türkiye’de Polat Alemdar’ı tarif etmeye çalışmayan kimse kalmadı neredeyse... Bir de sizden, Polat Alemdar karakterine hayat veren kişiden dinleyelim. En iyi tarifi, onu yaşayan, yaşatan bir oyuncu olarak siz yaparsınız diye düşünüyorum...

Kurtlar Vadisi ilk yayına girdiği günlerde bana hep bir soru sorarlardı. “Siz Ali Candan olsanız, böyle bir teklifi kabul eder miydiniz?” diye. Yüzünüz, kimliğiniz, hayatınız değişiyor. Sevdiğiniz, alıştığınız bütün bir hayatı yok sayıp, başka biri oluyor, hayatınızdan vazgeçiyorsunuz. Çok zor. Ali Candan bu teklifi kabul ediyor, çünkü Polat Alemdar olmak için yetiştirilmiş zaten. Ali olarak yaşadıklarıyla, kendi bilmese de Polat karakterinin alt yapısı yaratılmış. Ali Candan, ülkesine duyduğu sevgiyi, bütün mecazi sevgilerin üstünde tutuyor. O yüzden evet diyor. Bence bu diziyi izleyen herkesin sorduğun soru bu. Ben olsam ne yapardım? Kabul eder miydim? Polat da bu yüzden bu kadar çok seviliyor. Polat Alemdar, her şeyden önce çok zor, çok güçlü bir seçim yapmış. Kendi hayatından vazgeçebilmek gibi çok zor bir karar almış, onun yükünü taşıyor.


Polat Alemdar olmak hiç de kolay değil diyorsunuz yani...
Çok zor. Bir insan düşünün ki, kendi cenaze törenini izliyor. Çok ilginç bir sahnedir o benim için. İlk bölüm çok yoğun duygularla izlemiştim ben o sahneyi. Bir kimliğin yok oluşunu ve yeni bir kimliğin, görevle donanmış bir kimliğin doğuşunu tasvir ediyordu. Polat kendi içerisinde çok merhaleler yaşadı. Hani gazetelerde yazıyor ya, “kendini Polat Alemdar zannedenler” diye... Kolay mı? Polat’ın kendisi bile Polat Alemdar olmak için neler yaşamış? Ali Candan olarak en iyi okullarda okuyacak, Mülkiye’yi bitireceksiniz. Diplomat olarak yıllarca ülkenizi temsil edeceksiniz. Türkiye’nin iç ve dış sorunları üzerine çok özel eğitimlerle edinilmiş bir alt yapınız olacak... Ayrıca Polat’ın bir de Efe Karahanlı kimliği de var. Aynı karakter içinde farklı özellikler, hikayeler taşıyan üç karakter var. Ve bütün bunlar Kurtlar Vadisi bir dizi, bir kurgu olduğu için böyle. Bütün bunlar ancak bir dizide ya da sinemada olabilir zaten. Polat Alemdar, Ali Candan ve Efe Karahanlı kimliklerini bir arada taşıyan karakterin televizyondaki başarısını ben, üç karakteri de barındırıp, gene de özünü, sevdiklerini, adaletini, merhametini kaybetmemesine bağlıyorum. Kurtlar Vadisi dizisi de Polat Alemdar da çok etkili oldular. Polat bazen bir siyasetçiden, bazen bir anchorman’den daha çok izlendi. Bir bakıma toplum mühendisliği konusundaki güç dengelerini değiştirdi sanki değil mi? Sizce bunun sırrı ne? Birincisi tüm diyaloglarını çok iyi çalışan bir ekip hazırlıyor. Müthiş ve hiç aksamayan bir ekip çalışmasının ürünü dizi de karakter de. İkincisi, herkesin içinde olanı dile getiriyor Polat. Dolayısıyla duygu ve düşünceye tercüman oluyor. Bu dizinin ve Polat’ın gerçekleri, kurgu olduğu kadar gerçek de. Bu gerçekler bu milletin canının acıdığı noktalara temas ediyor üstelik. Mesela biz mafyayı anlatırken yer altı dünyasını anlattık. Yeraltı dünyasındaki o dehlizlerde, mağaralarda bir kameranın gezdiğini ve size o dünyanın ne kadar pislik dolu olduğunu gösterdiğini düşünün. Yani bundan dolayı siz o meşalenin yaktığı ışığı suçlayabilr misiniz? Bazen televizyon sadece ses ve görüntüyü değil, kokuyu da verse diye düşünüyorum. O zaman oraların ne kadar kötü koktuğu da anlatılabilirdi.
Peki Necati Şaşmaz’ın bu role hazırlığı nasıl oldu...
Türkiye insanının en az yarısının hem aklına hem de gönlüne değebilmiş, bu kadar ete kemiğe bürünmüş bir karakteri yaratabilmeyi nasıl bir çalışmaya borçlusunuz? Aslında az önce konuştularımızın devamı gibi olacak bunun yanıtı. Necati Şaşmaz’ın Polat Alemdar olması da hiç kolay olmadı. Ama benim bir avantajım vardı. İlk defa oyunculuk yapıyordum. Dolayısıyla, Necati Şaşmaz’ın bilmediği bir dünyaya, oyunculuğa adım atarken bocalamasıyla, Ali Candan’ın bilmediği bir dünyaya, mafyaya adım atarkenki bocalaması denk geldi. Mafyaya giren bir diplomatın hikayesiyle kameraya alışmaya çalışan Necati’nin hikayesi paraleldi. Bu bir şanstı. Ama onun dışında detaycı olmamın, gözlem yeteneğimin avantajını yaşadım. Gene de bir yılımı aldı oldu demek. Bir de yardım eden arkadaşlarım vardı aynı seti paylaştığım. Oyunculuk eğitimim yoktu ama benim sette aldığım eğitimi verecek bir okul da yoktur herhalde.
Polat Alemdar'ın onu hiç yalnız bırakmayan 3 yol arkadaşı var:
Abdülhey, Memati ve Erhan. Bu üç isim, hangi özellikleriyle Polat Alemdar'ın yol arkadaşı oldular? Abdülhey Polat’ın devlet bakışını temsil ediyor. Gerçek bir görev insanı. Az konuşuyor ve çok güvenilir. Onunla ilgili her şey çok kesin ama bir o kadar da gizli. Memati mafya içinde yetişmiş. Tek ideali, uğruna hayat feda edeceği biriyle çalışmak. Bu kişi Polat Alemdar. Erhan Türk insanının da saf yönünü temsil eden bir karakter. Sempatik ve kıvrak zekalı. Sevdiklerinizi yanına emanet edeceğiniz biri. Toparlarsam, Abdülhey görev ve devleti, Memati sadakat ve ideali, Erhan ise emanet ve iyiye işleyen zekayı temsil ediyor. Bir de Ömer Baba ve Deli Hikmet karakterleri var. Aslında ikisi de aynı konuları farklı ifade biçimleriyle değerlendiriyorlar. Bu iki karakter sizce Polat Alemdar için ve de senaryoda neleri temsil ediyor? Ömer Baba çok önemli bir karakter Kurtlar Vadisi için ve ben çok gözardı edildiğini düşünüyorum. Bu diziyi eleştirenler, Ömer Baba’nın, Polat’ı yetiştiren kişinin mesajlarına kulak kabartsalar, bambaşka şeyler tartışıyor olurduk. Ömer Baba hem muezzin, hem antikacı, hem ney üflüyor hem de ebru yapıyor. Ayrıca çok örnek bir davranış gösteriyor, çocuk evlat ediniyor. Hep vicdanıyla konuşuyor. Deli Hikmet ise adı üzerinde deli. Bu milletin sözcüsü aslında dizide. Yani biz onun sözünü, onun içtenliğini milletin sözü olarak duyuyoruz. İkisi de Türkiye’yi temsil ediyor. Ömer Baba Türkiye’nin vicdanı, Deli Hikmet de Türkiye’nin sesi...
Kurtlar Vadisi Terör’de Polat Alemdar'ın mücadele alanı terör. Polat'ın ve dizinin vereceği temel mesaj ne olacak?
Nasıl bir bakış açısı olacak terör sorununa? Çok kısa özetleyebilirim bunu. Bu dizi, devlet tarafında, Türk tarafında, Kürt tarafında. Ama devletçilerin tarafında değil, Türkçü tarafında değil, Kürtçü tarafında değil. Necati Şaşmaz olarak ben de böyle düşünüyorum. Bütün ekip de böyle düşünüyor. Taraf olduğumuz yer de karşısında olduğumuz yer de çok nettir. Terörün ne acı bir şey olduğunu bu milletten daha iyi bilen kimse olamaz. . Kurtlar Vadisi’nden sonra Kurtlar Vadisi Irak filmiyle Küba’dan Çin’e kadar dünyanın en ücra ülkelerinde bile tanınan bir oyuncu oldunuz. Türkiye ilk defa bir dünya starı çıkardı. Neler yaşıyorsunuz seyahatleriniz sırasında? İlginç anektodlar var mı yaşadıklarınız arasında? Çok şaşırtıcı ve mutluluk verici. Küba’da “filminizi izledim” diyen insanlarla karşılaşınca çok şaşırdım. Çin’de sokakta yürüyemeyeceğimi söylüyor gidenler. En son ailem Çin’i ziyaret etti ve bu bilgiyi teyid ettiler. Bu müthiş bir onur. Dünyanın dört bir yanında bir Türk filminin konuşuluyor olmasına vesile olmaktan onu duyuyorum. Bizim coğrafyaya doğru gelecek olursak, Mısır, Dubai, Bosna, İran ve özlellikle Azerbaycan’da hem filmi hem de diziyi takip ediyor insanlar. Ama beni çok duygulandıran olaylardan birini ABD’de yaşadım. Dizinin Los Angales’taki çekimleri sırasında kullandığımız arabanin şoförü bana İngilizce olarak “Polat Alemdar’sınız değil mi?” diye sordu. Sonra hemen birini aradı ve telefonunu bana uzattı. Karşımda çok güzel Türkçe konuşan yaşlı bir kadın sesi duydum. Anadolu Ermenisiymiş, çok güzel sohbet ettik. Oğlu anlatınca konuşmak istemiş. O gün anladımki, bu toprağın insanı, hangi ırk, hangi dil, hangi dinden olursa olsun, bu toprağın hikayesini, kahramanını hep sevecek. Ve bilmiyorum ama, tabiiki dünya starı olmak, herkes tarafından tanınmak güzel ama hikayenizi anlattığınız insanlarla buluşabilmenin, onlarla paylaşmanın yeri çok ayrı.
Necati Şaşmaz hayatta neler yapmak istiyor, biraz anlatır mısınız?
Uzun vadeli hayalleri değil, günlük hayata ilişkin soruyorum... Yapmak istediğim o kadar çok şey varki, nereden başlasam. Müzik çok önemli benim için, ney üflüyorum. Ama keman da çalmak istiyorum mesela. Şiir yazıyorum ama roman da yazmak istiyorum. Mesela İspanyolca’yı çok kolay öğrenebileceğimi fark ettiğimden beri, nasıl olur da İspanyolca dersine zaman ayırabilrim acaba diyorum. Ama sadece İspanyolca ile bitmiyor, İtalyanca, Rusça filan da öğrenmek istiyorum. Öğrenmeye ilişkin heveslerim çok fazla. Ne yazıkki zamanımın çoğunu setler alıyor. Gerçi oyunculuk bu noktada çok büyük bir lütuf gibi geliyor bana. Bir arkadaşımız söylemişti, “ben bir çok şey olmak istedim hayatımda, o nedenle oyuncu oldum” diye. Bilmiyorum belki de gazetecilerin meraklı olması, cerrahların dikkatli, çişftçinin sabırlı olması gerektiği gibi oyuncunun da belki de tecrübe etmeye ilişkin bir hevesi olması yararlı oluyordur. Eski bir söz vardır, “çok işte çırak olacağına bir işte usta ol” derler. Aslında bu tam olarak oyuncuyu tarif ediyor. Bir çok işte çıraklık yapıyorsun ama usta olduğun iş oyunculuk oluyor.
Peki yaşam felsefenizde etkili olan unsurlar neler?
Okumak çok önemli benim için. Tarih hakkında yazılmış herşeyi keyifle takip ediyorum. Şiirle çok yakın bir ilişkim var. Şiir yazıyorum zaten. Ben serbest düzen yazarım ama mesela bir Fuzuli olsun, bir Nesimi olsun, etkilendiğim şairlerdir. Sufizmle ilgiliyim özellikle. Ankara’da yaşarken semah kursu almıştım. Yaşım 18 filandı herhalde. Semah yapmışlığım vardır yani. O gazetelere yansıyan resimler vardı bir ara, hatırlar herkes. Semazen olmayı da düşünmüştüm o zamanlar. Ama sınavları kazanamadım. Özetle şöyle diyelim, dünyaya bakışım felsefi olarak bakışım sufi bakışıdır... Necati Şaşmaz’ın dünya üzerinde kendini en rahat ve huzurlu hissettiği yer neresi? Dünya üzerinde kendimi en rahat hissettiğim yer sevdiklerimin yanı. Onlar nerede olursa, orada mutluluk da olur huzur da. Pana Film ekibi benim ailem. Hem gerçek hem de mecazi anlamda. Bir gün sohbet ederken arkadaşlar sordular bana, “Dünyanın en ünlü insanı olsan, her şeye sahip olmaya olanağın olsa, neyi istersin” diye. Hiç düşünmedim. “O sahnelerden iner inmez böyle bir odanın kapısını açayım ve içeride siz olun isterim” dedim.
Peki ben de şöyle sorayım o zaman... Dünyada herhangi bir şeyi değiştirmeye kudretiniz olsa, neyi değiştirirsiniz?
Kudret sahibi olan bilmiyor mu ne yapması gerektiğini de, ben haşa bunu söylüyorum. Demekki her şey yerli yerinde, uygunca. O zaman son olarak şöhreti konuşalım. Ne demek şöhretli olmak? Nasıl bir duygu? Yani doğru mu o hayatımı yaşıyamıyorumlar filan... Ben şöhret üzerine düşünmeye başladığımda, ilk aklıma gelen şey, şöhretin sadece oyunculara, şarkıcılara ait olmadığını ama bir yandan da sanki böyleymiş gibi davranıldığını görmek oldu. Düşünsenize, dünyanın en şöhretli insanları peygamberler mesela. Onları tanımayan yok. Sonra komutanlar var. Kim Napolyon kadar ünlü ki? Bilimadamları, ressamlar var, edebiyatçılar var. Hatta şöhretli şehirler, heykeller, köprüler var. Dolayısıyla biraz geniş bakmak lazım, kavramları belli ilişkilere hapsetmemek lazım diye düşünüyorum. Ben kendi mutevazı şöhretimden şikayetçi değilim. Zaten insanlarla sevgi alışverişinde bulunmayı seven biriydim. Şimdi fark, benim varlıklarından haberdar olmadığım insanların da, benim sevme şansım olmayan insanların da, beni tanıyor, seviyor olması. Beni zorlayan tek bir şey var. Ben her zaman gülücükler dağıtan biri değilim özel hayatımda. Ama öyle yorumlar yapıldı, öyle şey konuşulduki, zorla yaptığım bir şey girdi hayatıma: dudaklarıma bir gülücük kilitledim. İçimden öyle gelmediği anlarda da o gülümseme devrede. Bu beni üzüyor biraz çünkü kendim olamıyorum. Çünkü ben o gülücüğü, sadece sevgim duyduğum, sevgi aldığım insanlara vermek istiyorum. Onların hakkı olan birşeyi kameralara pay etmek zorunda kalmak üzüyor beni.
Bu kadar sorgulanabilir olmak yıpratıcı değil mi?
İçtenliğini kaytbetme korkusu musallat oluyor bazen insana. Biraz tadınız yerinde olmasa “kendini rolüne kaptırdı” diyorlar. Mesela ben yıllardır Pazar hariç takım elbise giyerim. Kendime en yakıştırdığım kostümdür takım elbise. Bunun yanlış bir örnek olduğunu da düşünmüyorum. Çünkü bize yıllarca modern kostüm budur dendi. Ortaokulda da lisede de takım elbise giydik. Dünya erkeklerinin büyük kısmı ne giyiyorsa ben de onu giyiyorum ve kendimi öyle daha iyi hissediyorum. Bir de mesela çok sık duyduğum bir söz var. Tanıştığım insanların çoğu “Ben seni hiç böyle bilmezdim” diyor. Ben de onlara “Beni zaten bilmiyordunuzki” diyorum. Bu cümle bir önyargı türünü temsil ediyor. Herkese teker teker “ben aslında şöyle şöyleyim” diye kendimi anlatmam mümkün değil. Bunu yapmak zorunda kalmış olmayı da istemem doğrusu. Çünkü izleyicilerimle, sevenlerimle, mesela bu satırları okuyanlarla aramda kurulmuş bir dil, bir sessiz iletişim var. O da bana yetiyor açıkçası.

Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 13:29   0 comments
Sivas'tan dünyaya net mesaj - Foto

Cumhurbaşkanı Gül, Sivas Kongresi'nin yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere geldiği Sivas'ta büyük coşkuyla karşılaştı.


Cumhurbaşkanı Gül, Sivas Kongresi'nin yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere geldiği Sivas'ta, ''Bu ülkenin birliğinin, dirliğinin asla bozulamayacağını bir kez daha bütün dünyaya ilan ediyorum'' dedi.



SİVAS'TA CUMHURBAŞKANI GÜL COŞKUSU


Kaynak:SamanyoluHaber.Com

Etiketler:

Yazan: ertuğrul 07:35   0 comments
Elektriğe rekor ZAM

Elektriğin toptan fiyatına % 34 zam yapıldı. 1 Ekim'den itibaren geçerli olacak zammın tüketiciye yüzde 15 civarında yansıyacağı tahmin ediliyor.


Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Türkiye Elektrik Ticareti Anonim Şirketinin (TETAŞ) Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye (TEDAŞ) bağlı 20 elektrik dağıtım şirketine sattığı toptan elektriğe zam talebini onayladı.Buna göre, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren TETAŞ'ın kilovat saati (kWh) 10,74 YKr'den sattığı toptan elektrik fiyatı yüzde 34 artacak.Alınan bilgiye göre, Kurul, bugünkü toplantısında TETAŞ'ın 1 Ekim 2008 tarihinden geçerli yeni tarife önerisini değerlendirdi ve karara bağladı.EPDK 20 dağıtım şirketine zam talebinin onaylandığına dair bir yazı göndererek, maliyet artışları çerçevesinde şirketlerin yeni tarifelerini bildirmelerini istedi.Şirketlerin vereceği teklif doğrultusunda nihai tüketiciye yansıyacak zammın yüzde 15 civarında olacağı tahmin ediliyor. TETAŞ, zam talebine gerekçe olarak ise petrol, doğal gaz fiyatlarındaki artışı gerekçe göstermişti.


Kaynak:SamanyoluHaber.Com

Etiketler:

Yazan: ertuğrul 07:30   0 comments
İşte Google'ın yeni web tarayıcısı !

Arama motoru Google, 'Google Chrome' adlı yeni web tarayıcısının prototipini kullanıma soktu.Google yetkililerinin arama motorunun resmi bloğundan yaptıkları açıklamaya göre, 'Google Chrome' adı verilen ve Windows kullanıcılarının yararlanabileceği yeni tarayıcının Beta versiyonu deneme amaçlı olarak kullanılacak.



GOOGLE CHROME'U İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN


Yetkililer, 100'den fazla ülkede başlatılacak deneme versiyonu ile bu konuda daha geniş bir tartışma açmayı hedeflediklerini söyledi. Google'ın bu hizmetinin 'web'de yeniliği teşvik etmek amacını taşıdığı duyuruldu.



İŞTE 'CHROME'UN İLK GÖRÜNTÜLERİ


Kaynak:SamanyoluHaber.Com


Etiketler: ,

Yazan: ertuğrul 07:26   0 comments
İşte Internet Explorer'ın yeni rakibi ! - Foto

Dünyanın önde gelen arama motoru Google, internet tarayıcı pazarına "Chrome" adını verdiği programı ile giriyor. İşte Google Chrome'dan ilk fotoğraflar...

Google yeni web tarayıcısının prototipini bugün kullanıma sokacak. Google yetkililerinin arama motorunun resmi bloğundan yaptıkları açıklamaya göre, "Google Chrome" adı verilen ve Windows kullanıcılarının yararlanabileceği yeni tarayıcının Beta versiyonu bugün deneme amaçlı olarak kullanılacak. Yetkililer, 100'den fazla ülkede başlatılacak deneme versiyonu ile bu konuda daha geniş bir tartışma açmayı hedeflediklerini söyledi.

Fotoğraflar Linke Tıkla
http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/galeri/1561

Google'ın ürün yönetim müdür yardımcısı Sundar Pichai, Google'ın bu hizmetinin "web"de yeniliği teşvik etmek amacını da taşıdığını duyurdu.

Arama motorunun yöneticileri, "İhtiyacımız olan sadece bir tarayıcı değil, aynı zamanda web sayfaları ve uygulamalar için de modern bir platform. Yapmaya çalıştığımız da bu" ifadesini kullandı.

"Google Chrome" daha iyi bir hız ve yanıt verme kapasitesiyle ve "dolandırıcı sitelere" karşı da daha güçlü bir güvenlikle hizmet vermeyi hedefliyor.

Internet Explorer adıyla dünyada en çok kullanılan web tarayıcısının sahibi Microsoft, pazardaki bu hakimiyeti yüzünden sürekli mahkemelerde kendini savunmak durumunda kalıyordu. Önce ünlü arama motoruyla piyasaya hakim olan Google'ın yeni web tarayıcısı, bu alanda Microsoft'un karşısına çıkan rakiplerden sadece biri.

Kaynak:SamanyoluHaber.Com

Etiketler:

Yazan: ertuğrul 07:21   0 comments
Hızlı ve Öfkeli 4 Geliyor

Hızlı ve Öfkeli serisinin ilk 3 filmin ardından 4. filmin de geleceği duyurusu yapıldı, fragmanlı.

Bu serinin hayranlarının oleey şeklinde nidalarını duyuyor gibiyim. Konuyu sevmeseniz bile sırf arabaları görmek ve motor sesini duymak için bile bakılması gereken bir seri olan Hızlı ve Öfkeli’nin 4. filmi çekilmesi aslında o kadar şaşırtıcı değil. Bu serinin en iyi filmi ilki olsa da, diğerleri vasatı aşamıyor bence. Özellikle 3. film sanırım sırf iş olsun diye çekilmiş, o derece kötü. Ama bu 4. filmden umutluyuz çünkü esas kadro filme geri dönüyor.
Film esasen Tokyo Drift’deki olaylar yaşanmadan önceki zamanı anlatıyor ve filmin en çekici noktası ilk filmdeki oyuncuların geri dönmüş olması. İlk filmin başrol oyuncuları; Vin Diesel, Paul Walker, Michelle Rodriguez bu filmle beraber Hızlı ve Öfkeli’ye geri dönüyor. Ayrıca Tokyo Drift’de Han rolündeki Sung Kang da 4. filmde yer alıyormuş.



4. filmin enteresan yanı; isminde herhangi bir değişikliğe gitmeden isminin direkt Fast and Furious olarak geçmesi. 1. filmle karıştırılmaması için başdaki The kaldırılmış ama bu karışıklığı yeteri kadar önler mi bilemiyoruz. Bildiğimiz birşey varsa o da bu filmin aralarında aksiyonun en bol olduğu film olması. En azından fragman anladığımız kadarıyla öyle.
Bir de bu seride dikkatimi çeken, altına güçlü motorlu her araba alanın bir havalara girmeleri, artist artist dolaşmaları. Tamam kardeşim iyi bir araban var da havandan da geçilmiyor yani. Bir de yarışa başlamadan önce motorları hava atmak için bağırtırırlar ya, olmaz böyle şey. Hani adam hava atmasını bilemiyo diyeceğim, ama onu da biliyor birader.
Hızlı ve Öfkeli 4, Amerika’da 5 Haziran‘da gösterime giriyor; rivayetlere göre ülkemizde de aynı tarihde gösterime girecekmiş.
İşte Hızlı ve Öfkeli 4 filminin fragmanı…


Etiketler:

Yazan: ertuğrul 04:38   0 comments
3 Eylül 2008 Çarşamba
Sean Paul-Biyografi

Gerçek Adı:Sean Paul
Doğum Tarihi: 08 Haziran 1973
Doğum Yeri:Jamaika


Dans DJ’i Sean Paul hit singlelarını piyasaya sürmeye 1996 senesinde Jamaika’da başladı. O zamanlarda özellikle Hype Williams’Belly’nin Mr. Vegas ve DMX’le yaptığı soundtrack çalışmasıyla Amerika’nın ilgisini çekmeyi başarmıştı. 8 Haziran 1973 yılında Sean Paul Henriques olarak doğan sanatçının etnik geçmişi çok geniş. Annesi ve babası Portekiz, Jamaika ve aynı zamanda da Çin kökenli.Rahat bir çocukluk geçiren Sean Paul, St. Andrew Jamaika’da büyüdü. Annesi ressamdı olan Sean Paul çok sportif bir çocuktu. Özellikle yüzmede ve su sporlarında çok başarılıydı ve Jamaica’nın milli takımda oynadı. Eğitimi kariyer yapmasına olanak verecek kadar iyi olmasına rağmen o gerçek aşkı olan Dj’liği tercih etti.
Kendi parçalarını bestelemeye başladıktan sonra Dj olmaya karar verdi. Birkaç kişiyle daha birleşerek bestelerini geliştirdi ve bu birliktelikler ona yeni kapılar da açtı Sean Paul ilk single albümü “ Baby Girl”ü prodüktör Jeremy Harding’le 1996 senesinde piyasaya çıkardı. Bu single ona farkedilir bir başarı getirdi ve “Nah get No Bly” “Deport Them” Excite me” gibi Jamaika hitlerinin ortaya çıkmasına da yardımcı oldu.
1999 yılında Sean Paul, Amerika’ya gidip gelmeye başladı. DMX’le ortak bir çalışma için Mr. Vegas’la anlaştı ve “Here Comes the Boom” ortaya çıktı. Aynı sene Sean Paul “ Hot Gal Today” adlı parçasıyla Billboard rap chartlarında ilk 10 numaraya girmeyi başardı ve bu parça radyoların en çok çaldığı hitlerden biri oldu. Ne yazık ki Sean Paul, Mr. Vegas’la “Hot Gal Today” in remikslerini yaptıkları sıralarda Amerika’da yavaş yavaş popüleritesini yitirmeye başladı. Bu üzücü durum onun hızı kesmedi. 2000 senesinde New York’ta Summer Jam’de Amerikalı sevenlerinin önünde çalma şansını elde etti ve bunu takip eden Sonbahar’da Sean Paul ilk albümünü VP Records’tan piyasaya sürdü. Albüm Sean Paul’un geçmiş yıllarda bestelediği parçalardan ve birkaç tane de yeni parçadan oluşuyordu.

Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 06:02   0 comments
Üşengeçlerin programı google desktop

Windows wistanın en belirgin özelliği görselliğidir. Güzel bir şekilden başka işe yaramayan windows vistanın göze çarpan programı google desktop programına benzer desktop programıdır. Peki google desktop programı ne gibi işimize yarayacaktır. İnsanlar bilgisayarı hep akıllı görür o yüzden herşeyi ondan isterler haberlerim,resimlerim,müziğim … yani sevdiğim şer şey otomatik gelsin isteriz. İşte böyle bir durumda desktop programı bizim için biçilmiş kaftan olur. Programı indirdikten sonra kolay kurulumu ile yükleyiniz sonrasında kendinize göre özelleştirmeye başlayın. En çok haberleri izlemek, sık sık masaüstü arka planını değiştirdiğim için resim görüntüleyici, winamp,msn … eklentilerini kullanıyorum. İsterseniz bilgisayarınızdaki dosyaları indexleyip tıpkı googleda arama yapar gibi bilgisayarınızdaki dosyaları arayabilirsiniz.
Biliyorsunuz bir sürü haber sitesi var onları tek tek takip etmek zor bir de işim gücüm yok ben taa oraya gideceğim, haberler gelsin ben onları okuyayım diyorsanız hemen sevdiğiniz haber sitelerinin adreslerini eklemeye başlayınız. Bu şekilde okumak isteyeceğiniz haberler her zaman masaüstünde gözünüz önünde olur. Haberleri izleyebilmek için sitelerin rss adreslerine ihtiyacınız var. Artık bir çok site rss deteklediği için adrese ulaşmak kolay olacaktır.
Rss ne olaki derseniz
şuradaki yazıda bu konu hakkında bir açıklama var işinize yarayacaktır .

Etiketler: , , ,

Yazan: ertuğrul 02:52   0 comments
'Spor izlemek zekaya yararlı'

ABD'li bilim adamları spor yapmanın, hatta spor karşılaşmalarını izlemenin zekayı artırabileceğini söylüyor. Üstelik etkileri kalıcı oluyor.


Şikago Üniversitesi ekibi, bu araştırma çerçevesinde buz hokeyi oyuncularının ve izleyicilerinin beyinlerini gözlemledi.
Ve bu deneklerin sporla ilgili bir konuşmayı dinlerken, normal bir sohbete göre beyinlerinin daha fazla kısmını kullandığını belirledi.
Buna göre oyuncular ve izleyiciler, sporla ilgili bir konuşmayı dinlerken beynin planlama ve kontrol eylemlerini yönlendiren kısımlarını kullanıyor.
Normalde yalnızca spor yaparken kullanılan bu bölümlerin harekete geçmesi, kendilerini ifade etme becerilerini geliştirmeye yarıyor.
Üstelik sinir ağlarında meydana gelen değişiklik sayesinde bu bağlantı, yani spor yaparken kullanılan bölümler ile dil yetisi için kullanılan bölümler arasındaki bağlantı kalıcı oluyor.
Uzmanlar bu araştırmanın yetişkin beyinlerin sanıldığından daha esnek olduğunu gösterdiğini ve öğrenme süreci açısından önemli sonuçları olabileceğini söylüyor.
Araştırmanın ayrıntıları ABD'de yayımlanan Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yer aldı.


Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 02:36   0 comments
2 Eylül 2008 Salı
Blogger için hazır şablonlar



Bu alanda blogspot için tema üreten siteler yer alacaktır. Fazla söze gerek yok hemen güzel bir tema bulup bloglmaya başlama vakti. themesblogger.blogspot.com

Help kısmından temayı nasıl değiştireceğinizi resimli olarak anlatılmaktadır. Beğendiğiniz temayı zip olarak indirebilirsiniz kafanıza takılan bir soru olursa çekinmeden Türkçe olarak yorum yazabilirsiniz. bloggerdestek.com Tema kategori kısmında beğendiğiniz şablonu yükleyebilirsiniz ayrıca sitede blogger için her türlü destek sunulmaktadır. Buradaki forum sitesinde sizin için güzel bir kaç tane şablon ayırmışlar beğeneceğinizi umarız. İngilizce olsun ben anlarım yeterki şablon güzel olsun diyenlere kaynaklar bloggertemplates.org blogger-templates.blogspot.com http://www.createblog.com/layouts/index.php?layout=blogger_layoutsdaha fazlasını buradan bulabilirsiniz dzelque.blogspot.com
Kaynak:Blog Ohbe

Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 10:53   0 comments
Ata Demirer Emrah Taklidi

Türkiye Dostluk Sitesine Sonsuz Teşekkürler

Etiketler: , , , , , ,

Yazan: ertuğrul 10:15   0 comments
Usb belek ile veri alış verişi

Bir arkadaşınıza misafirliğe gittiniz ve onun bilgisayarına baktığınızda günlerdir aradığınız müzik, film, program vs… karşınızda. Veriyi kendiniz için almak istiyorsunuz ama nasıl? Kullandığınız bilgisayarın arkadaşınızın olmadığını düşünün, eğer elinizdeki bilgiyi kaydetmezseniz bir daha çok zor elinize ulaşacağını düşünün!?
Bu gibi durumlarda ihtiyacımız olan tek şey bilgisayarlar arasında veri alış verişi sağlayacak bellektir. Bu bellek CD, DVD, usb disk vs… olacağı gibi internet de olabilir ama muhakkak bir depomuz olsun ki hemen bilgiyi kaydedelim.



Her an için bir belleğinizin olması ve onu kullanabilir hale getirmeniz şart bakınız niçin?



24 Temuz’da internet kaffeye giderken usb belleği orada unuttum tabi ki bulan da hemen cebe indirmiş. Bana çok acil bir program lazımdı aklıma hemen internet geldi. (Zor durumlar için ftp adresime birçok program kaydediyorum çoğu kez oradan bilgilerime ulaşıyorum. Eğer ftp adresiniz yoksa size tavsiyem e-mail adresinizi bir yedekleme aracı olarak kullanmanız.) FTP’ de aradığım program yok, programı kaydetmememin sebebi boyutunun fazla büyük olmasıydı. Cep telefonuma kaydetmiştim ama benim hafıza kartı Mikro SD olduğundan açamadım. Sonuç ise programı yükleyemedim ve 5 dakikalık iş bana saatlerce sürünmeme sebep oldu.
Zor durumlara düşmemek için her zaman veri alış verişi sağlayacağımız bir belleğe ihtiyacımız var. Şimdi en son kullanacağınız belleklerden başlayarak bunları sıralayalım;
CD/DVD
İnternet (ftp, e-posta)
Cep telefonu
Kart okuyucu+ MMC, SD kart
MP3 çalarınız
USB disk (her zaman çok kullanışlı en hızlı)
Listedeki gibi bütün bilgilerinizi yedekleyip ondan sonra rahatlıkla usb belleğinizi kullanabilirsiniz hiç zora düşmemeniz için kendim için araştırdığım usb belleği açıklayayım
Kingston Data traveler mikro Reader flaş bellek. Bunu seçmemin sebebi kart okuyucu olmasının yanında çok küçük ebatta ve hızlı olmasıdır. Sizin de tavsiye edebileceğiniz başka USB bellek var mı?


Kaynak:Blog Ohbe

Etiketler: ,

Yazan: ertuğrul 09:29   0 comments
'Dünya Robot Olimpiyatı' heyecanı

Japonya'da yapılacak "Dünya Robot Olimpiyatı" için geri sayım başladı.


31 Ekim - 3 Kasım tarihleri arasında yapılacak etkinlik için önümüzdeki pazar günü Japonya'nın Yokohama kentinde ön eleme müsabakaları yapılacak.Ön elemelerle birlikte 80 takımın yer alacağı olimpiyatlarda öğrenciler kendilerinin ve robotlarının yeteneklerini test edecekler.Dünya Robot Olimpiyatı'nın ilki 2004 yılında Singapur'da yapılmıştı.

Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 09:26   0 comments
Red Alert'i Ücretsiz İndirin

Command & Conquer serisinin 13. yaşını kutlayan Electronic Arts, orijinal Red Alert oyununu ücretsiz olarak yayınladı. İndirmek için gerekli bağlantı burada.
Gerçek zamanlı strateji oyunlarında çığır açan Command & Conquer serisinin ilk Red Alert oyununu ücretsiz oynamak ister misiniz? Serinin 13. yılını kutlayan EA, mazinin en güzel hatıralarından biri olan Command & Conquer Red Alert oyununu ücretsiz olarak indirilebilir halde oyunculara sundu. Ayrıca Red Alert 3 için ön sipariş verenlere de, Red Alert 2 hediye ediliyor. İlk Red Alert oyununun her biri 500 MB olan Allied CD'sini buradan, Soviet CD'sini de buradan indirebilirsiniz.

Etiketler: , , ,

Yazan: ertuğrul 06:26   0 comments
8 yıl aradan sonra geri dönüyor

Fransız otomobil üreticisi Renault, lüks modeli Safrane'ı 8 yıl aradan sonra yeniden satışa sunuyor. 1992-2000 yılları arasında ürettilen bu lüks model, 2000 yılında Renault'nun diğer bir lüks modeli Vel Satis'in satışa sunulmasıyla üretimden kaldırılmıştı.
Safrane resimleri için tıklayın
Resimlerde görülen yeni Safrane asıl olarak Renault Samsung Motor’un SM5 sedan olarak üretilen modeli. Avrupa kıtasında satışa sunulmayan bu model Renault çatısı altında Safrane modeli olarak satışa sunulacak. V6 motor ve otomatik şanzıman ile donatılacak olan yeni Safrane, yüzde 80’i Fransız üreticinin kontrolünde olan Renault Samsung Motors’un Güney Kore’deki Busan fabrikasında üretilecek.



Kaynak:Mynet

Etiketler: ,

Yazan: ertuğrul 06:23   0 comments
Bilgisayar performansı için “ram”

Bilgisayarda performans denince hep ilk akla gelen RAM ve işlemci(CPU) gelir. Peki, bunlar ne işe yarar neden birçok donanım varken bunlardan bahsederiz. Önceki yazımızda hdd raid yaparak performansı artırabileceğimizi söyledik ama bunun pahalı olduğunu da unutmamak gerekir. Bilgisayar performansımız için RAM önemli bir donanımdır dedik performans için en iyi yönteme geçmeden önce bu ram nedir ne işe yarar öğrenelim;
Ram nedir sorusuna cevap;
İlk linkten ram çeşitleri hakkında ufak bir bilgiye sahip olurken siz bu işi tam öğrenmek isteyebilirsiniz özellikle ram çeşitleri arasındaki farkı anlayabilmek için ram çeşitleri arasındaki fark makalesini okuyabilirsiniz.
Performans deyince neden ram çok önemli;
Rasgele erişimli bellek yani bu demek oluyor ki bilgileri hızlı bir şekilde kaydeder. Bilgisayarda geçici hafıza dediğimiz bellek görevini ram sağlıyor. Bir bilgiyi kopyalarken, bir program çalışırken program içerisinden çağrılan resimler dahi ram üzerinden çalıştırıyoruz. Zaten grafik görüntüleri fazla olan programların fazla ram yemesinin sebebi budur vistanın fazla performansı az çalışma sebebi de aynısıdır. Sadece bunlar değil bir program çalıştırırken geçici ayarlar yine ram yapıyor. Buradan şunu çıkartabiliriz açık olan bütün programlar performansımızı azaltıyor özellikle grafik görüntüsü fazla olanlar daha da harcıyor. Bir programı simge durumuna indirmek ile açık bırakmak arasında fark vardır. Simge durumunda daha az ram tüketir.
Ram performansımızı nasıl artırabiliriz;
Öncellikle ram performansını artırma yolları makalesini okumanızda fayda vardır. Performansı artırmak için program kullanabilirsiniz, bu iş için ram cleaner en iyisidir. Adı üzerinde raminizi sürekli temizleyerek sürekli yükten kurtarır siz bilgisayarınızı hızdan uçuracağını sanıyorsanız yanılırsınız. Hiç bir şey manüel kadar başarılı değildir yani işinize yaramayan programları hemen kapatmalısınız diyelim ki büyük bir dosya kopyalayacaksanız ya da photshop gibi ağır programları kullanacaksanız o zaman ctrl+alt+del kombinasyonundan görev yöneticisini açıp işe yaramayan programları kapatabilirsiniz. Ben şahsen hep böyle yapıyorum ve şuana kadar program yükleme gereği duymadım.

Kaynak:Blog Ohbe

Etiketler: , , ,

Yazan: ertuğrul 05:40   0 comments
Driver yedeklemenin en iyi yolu
Anakart, ses kartı gibi bazı donanımların çalışması için driverlar gereklidir. Driver donanımların düzgün çalışmasını sağlayan programcıklardır. Bunu donanımı üreten firma yapar ve genelde aldığımız bir bilgisayar parçasının yanında CD içerisinde verilir. Daha fazla bilgi için driver nedir ne değildir forum yazısını okuyabilirsiniz. Bazen bilgisayarı arızalanan arkadaşlar geliyor yanıma şunu bir halletsene dediklerinde bir bakıyorum son çare format atmak oluyor baktım Windows hiç açılmıyor nerede senin driver CD’lerin dediğimde adam acayip acayip bakıyor. CD’yi kaybettim iyi yedek aldın mı nasıl alınır ki neyse bir kezliğne tabana kuvvet internetten buluyoruz ardından yolunu gösteriyorum. Eğer bilgisayarınız düzgün çalışıyorsa hemen driverların yedeklerini almanızı öneririm bu işi yapan birçok program mevcuttur benim size tavsiyem drivermax‘dir.
Program bilgisayarınızda çalışan driverları tarar ardından seçtiğiniz driverları toplu bir şekilde yedekler. Kurulumu çok kolaydır ilk başta email adresinizi ister ücretsiz bir şekilde kayıt yapabilirsiniz ya da kayıt yaptırmadan da kullanabilirsiniz.





Eğer kayıt yapmadan ilerlemek isterseniz Continue linkine tıklayınız sonra karşınıza resimdeki gibi bir ekran çıkacaktır Export(Dışa Aktar) linkine tıkladığınızda driverlar taranır ardından yedeklemek istediğinzi driverları seçin(size tavsiyem sistem driverlarını seçmemeniz) . Sonra Nexte deyip ilerleyiniz



Karşınıza resimdeki gibi bir ekran çıktığında sizin belirleğiniz yere yedeklemeye başlar isterseniz alt kısımda bulunan zip seçeneğini işaratleyerek sıkıştırılmış şekilde yedekleme alabilirsiniz. Daha sonra bu yedekleri kurmak isterseniz yapmanız gereken ilk adımda Export yerine İmport(içe aktar ) linkinden yedeklerin bulunduğu kısmı gösterip nexte nexte diye ilerlemek.

Kaynak:Blog Ohbe

Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 05:37   0 comments
Msn de beni engelleyenleri bulma
Msn virüslerin hepsi bizim bu merakımız yüzünden çıkıyor desem yeridir. Bilgisayarı biraz kurcaladıktan sonra bu soruna kısmi olarak çözüm buldum. Evet, yanlış duymadınız msn de sizi silenler değil “msn de beni engelleyenler” i hiçbir program ya da bir servise kayıt olmadan görebiliriz. Msn i verimli kullanmak yazımızda bizi silenleri ve daha fazlasını paylaşmıştık şimdi saadete gelerek bizi engelleyenleri hatta birisi çevrimdışı ise msn i nasıl açtığını dolaylı yollardan nasıl öğreneceğimizi başlayalım
Bu merakımızı gidermek için ilk başta bize iki açık msn ve web tarayıcısı lazımdı. Hemen msn’den yeni bir hesap aldım sonra var olan msn adresimle( mzffer@gmail.com ) yeni adresi ekledim. Karşı taraf henüz eklemediği için yeni eklediğim msn adresin üzerini fareyle sağ tıklayarak Profil görüntüle dediğimde ve soldaki resmin altındaki linki (Profil ayrıntıları göster ) tıkladığımda resimdeki Messenger Görünümü yoktu.
Sonra adresi eklediğimde resimdeki gibi Messenger Görünümü çıktı.
Ondan sonra kendi adresimi engellediğimde ise ilk baştaki resim çıktı. Olay şu, eğer Messenger Görünümü bölmü yoksa karşı taraf sizi engellemiştir. Eğer sadece silerse görünüm kısmı yine oluyor.
Bu aşamadan sonra aklıma şu geldi, Msn Görünümü kısmı bulunduğu halde karşı taraf beni engelleyebilir mi;
Evet, engellemiş olabilir tabi karşı taraf kız ise engelleme riski düşüyor bakınız neden böyle söyledim. İlk başta aklıma Messenger görünümü kaldırmak geldi hemen yeni msn adresimden sağ tarafta bulunan msn adresi(oturumu kapat’ın hemen üzeri)/Hesabınızı görüntüleyin/ Profiller/ Paylaşılan Profilinizi Düzenleyin bölümünden Messenger Görünümü kısmında sağda İzinler var. İzinlere baktığımda durum vahim en az messenger kişileri bu kısmı görebilir yani eğer siz özel bilgilerinizi (msn nick ve resim oluyor) Spaces arkadaşları ya da arkadaşların arkadaşı yaparsanız ve engellediğiniz kişi Spaces arkadaşınız ya da arkadaşınızın arkadaşı ise bu durumda messenger görünümü bölümü görünebilir.
Kısacası özel durumunuzu herkese açık bırakırsanız siz birisini engellediğinizde belli olmaz yok gizliliğimi korumak istiyorum derseniz o zaman belli olur.
Yukarıdaki savım da geçersiz şimdi messenger durumu göründüğü halde bizi engellediğini ya da msni çevrimdışı açtığını nasıl anlayacağı. Özel durum dediğim msn nicki, kişisel bilgi ve msn resmi eğer bunlardan bir tanesinde bile bir değişiklik olursa bu şu anlama geliyor takip ettiğimiz kişinin msni açıktır o halde iki durum olur ya msni çevrimdışı açmıştır ya da bizi engellemiştir. Hemen ona mesaj göndererek merakınızı giderebilirsiniz eğer engellemişse cevap gelmeyecektir.
Dahası var eğer takip ettiğimiz kişi sık sık çevrimdışı msn’i açıyorsa hemen resimde gördüğünğüz gibi solda Spaces Giriş Sayfası var takip ettiğiniz kişinin olaylarını izleyebilirsiniz. Birisini arkadaş olarak eklemiş mi, profillerini değiştirmiş mi(Eğer gizlememişse tabi) bakabilirsini. Burada dikkatinizi bir yere çekmek istiyorum Sağda xxx dakika önce yazar küçük bir matematik hesabıyla ne zaman msn de olduğu belli olur. Eğer o sizi engellemişse görünmez.
Her ne olursa olsun bizi engelleyenleri görebiliriz

Kaynak:Blog Ohbe

Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 05:34   0 comments
Geleceğin meslekleri bilgisayarda
Ders çalışmak çok sıkıcı olduğu söylenir. Sorumluluk hissettiğimiz bir şeyi yapmaya kalkıştığımızda gücümüz yetmeyince doğal olarak sıkılırız biz bunların yapma yöntemlerini keşfettiğimizde ise seviniriz. Bilgisayar derslerine çalışmanın çok güzel yanı var siz ders dinlemiyorsunuz hemen uygulamaya koyulduğunuz için sıkılmıyorsunuz. Bilgisayar bu devirde herkesin bilinmesi gereken bir teknoloji ürünüdür. Eğer sizin mesleğinizin bilgisayar üzerine olmasını istiyorsanız kesinlikle öğrenmeye zaman harcamanız gerekir tabi ki çalışma yöntemlerini öğrenmek size zaman kazandırır. Bilgisayar mesleklerine yazılım uzmanı, sistem mühendisi, web/grafik tasarım daha fazla… örnek verilebilir.
Bu meslekleri seçmeden önce şunlara sahip misiniz?
Teknoloji sürekli gelişiyor o yüzden yeniliklere açık olmalısınız,
Bilgisayar bazen hata raporlarıyla insanı delirtiyor araştırma ruhuna sahip olmalısınız ve sabırlı, azimli olmalısınız,
Masa başında çalışmak size sıkıcı gelmemeli ve gözlerinizde sorunlar olmamalı sürekli ekran karşısında olacağınızdan,

Benim kişiliğim tam bilgisayarcı havası estiriyor hemen başlamak istiyorum
Bu güzel ilk başta kişiliğinize uygun olan mesleği seçmeniz gerekir. Bilgisayar öğrenmeye nereden başlamalı onu öğrendikten sonra uzun bir araştırma yapmanız(siz bilgisayarcısınız ve araştırma sizin doğanızda var) gerekir, hatta tanıdığınız bilgisayarcılara soru sorabilirsiniz. Diyelim ki siz mesleğinizi seçtiniz yazılım uzmanı olmaya karar verdiniz.
Yazılım uzmanı dediğimizde bile iş bitmiyor konular o kadar fazla ki ne yapacağınızı nereden başlayacağınızı şaşırabilirsiniz. Mesela asp.net üzerine web uygulaması geliştirmek istiyorsunuz ve site tasarımını yapmak istiyorsunuz o halde sizin bilmeniz gereken konular şunlar olmalı;
Yazılım: c#, asp.net, mssql(veri tabanı), access, xml, ajax…
Tasarım: css, html, photoshop, flash…
Gördüğünüz gibi web programcısı olmak bile bu kadar dil bilmek gerekir bunlar sabır gerektir ve bu işten zevk almanız gerekir. Siz bilgisayarı çok seviyorsunuz ve bunlar ne ki daha fazlasını bile öğrenecek enerjiye sahipsiniz hemen bunları nasıl öğreneceğinizi merak ettiniz.
Dünyada en pahalı şey öğrenmektir. Biz öğrenmek için hemen maliyetleri ve bize getirecek gelirleri göz önüne alalım. En ucuzu internetten öğrenmektir ilk başta internetteki kaynakların bir listesini çıkartmalıyız sonra arkadaşınız varsa başını şişirebilirsiniz. Eğer siz kitaplardan anlarım diyorsanız bilgisayar kitaplarını almalısınız. Bu süreçlerden sonra öğrenmekte zorluk çekiyorsanız ya da hızlı bir şekilde öğrenmek istiyorum derseniz bilgisayar kursları iyi gelir. Kursa gitmeden önce eğitim kalitesi, ücretleri iyice araştırınıza ve sizin için en iyisini seçiniz.

Kaynak:Blog Ohbe

Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 05:32   0 comments
Bilgisayar nedir

Bilgisayar deyince artık tanı(ma)yan kalmamıştır. Bilgisayar deyince çoğunun kafasında bir monitör bir kasa ve klavye belirlenir yani bildiğimiz PC geliyor. Bilgisayar her işi yapar diyenlerle yapamaz diyenler hala tartışa duruyorlar. Buna örnek olarak yapay zeka verebiliriz. Bilgisayarsız bir gün bile yaşamadığımız bu devirde onu tanımamak ayıp olarak görüyorum. Küçük bir yolculukla bilgisayarı tanımaya başlayalım. Peki, onu tanırsak ne olacak cevap çok basit tanıdığımız bir şeyi nasıl kullanacağımızı çok iyi biliriz;
Bilgisayar tarihi
Bilgisayarın ilk Türkiye’ye geldiğini hatırlayan vardır. Her yerde “computer” diye okunuyordu. Tarihi şöyle kurcaladığımızda Bilgisayar Matematik keşfi kadar önemli bir yer tutuyor. Her şey bir ihtiyaçtan dolayı kaynaklandı aslında bilgisayara matematiğin somut örneği dersek yanlış bir kavram olamaz.
Bilgisayar nedir
Bilgisayar; kendine önceden yüklenmiş program gereğince çeşitli bilgileri-verileri uygun ortamlarda saklayan ve istenildiğinde geri getiren, çeşitli aritmetik ve mantıksal işlemler yapan; çok hızlı çalışan elektronik bir cihazdır.Bilgisayarın elektronik kısmına donanım (hardware), program kısmına ise yazılım (software) denir.
Bilgisayarın gelişiminde şu 4 unsur hiç değişmemiştir.
1. Bilginin Girişi (Giriş birimleri: Klavye, mouse, kamera, scanner, fax-modem vb.)
2. Bilginin saklanması (Hafıza: Harddisk, disket, cd-rom vb.)
3. Bilginin işlenmesi (Beyin: Merkezi işlem birimi-Central Processing Unit-CPU)
4. Bilginin çıkışı (Çıkış birimleri: Monitör/ekran, Printer/yazıcı, plotter/çizici, modem)
Bigisayarı tanımak
Bigisayar tanımından da kolaylıkla anlaşıldığı gibi bilgisayar aritmetik bir dile sahip belli komutlarla bilgileri kayıt edebilen bir makinedir. Bu tanımdan rahatlıkla anlaşılıyor ki bilgisayar sadece PC değildir, hesap makinesinden tutun bir sayıyı hafızasından tutan her makine birer bilgisayardır. Bilgisayar dili aritmetik olduğundan onu anlamak zamanla zorlaştı o yüzden aynı görevi gören birçok bilgisayar dilleri çıktı. Hani komut diyoruz ya işte bu yazdığımız komutlar bilgisayar dilidir bilgisayar o kadar cahil ki bir tane yanlış bir nokta kullansan dahi sizi yanlış anlıyor.
Sonuç olarak bilgisayar ne kadar cahil olursa olsun çok hızlı bir yapıya sahip ve kolay kolay yorulmuyor gücü yettiği her şeyi yapıyor. Onun bizi anlamasını beklemeyerek biz onu anlamaya ve tanımaya çalışalım ancak bu durumda onu daha fazla kullanırız. İşte bilgisayar dillerini öğrenenlere de yazılım uzmanı deniliyor.

Kaynak:BlogOhbe

Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 05:31   0 comments
Hackerlar nasıl iz bırakmazlar
Bilgisayarda bazen izimizi silmek isteriz o an ki ihtiyacımıza göre silme işlemlerini gerçekleştiririz. İzimizi silmek için en iyi yöntem windowsun bilgileri kaydedildiği yerleri tespit etmektir. Şurada listeye ilave edecek olanlara değinelim. Bu iş için ilk başta herhangi bir klasör açar sonra Araçlar/görünüm/gizli dosya ve klasörleri göster kutucuğunu işaretleyerek gizli dosyaları görmeye başlayalım.
Bilgisayar dosyaları şu klasör altında kaydeder ilk başta oraya ulaşalım C:\Documents and Settings\windows kullanıcı adınız\Local Settings
* Bilgisayar dosyaları şu üç klasörde saklar; Temp, Temporary Internet Files, History
* msn kullanıyorsanız Windows oturum açma bilgilerini kaydeder(Windows Messenger için) hemen başlat/çalıştır’a girip “control keymgr.dll” komutunu giriyoruz ardından kaydedilen oturumlar görünür. Msn bir de şu klasörde kişisel ayarları kaydeder; C:\Documents and Settings\windows kullanıcı adınız\Local Settings\Application Data\Microsoft\Messenger daha bitmedi bir de kayıt defterinde de kaydeder. Başlat/çalıştır’a “regedit” yazıyoruz ardından;
(hemen ulaşmak için ctrl+f yapıp çıkan pencereye msn adresinizi yazınız)HKEY_USERS/S-1-5-21-220523388-1757981266-725345543-1003/Software/ Microsoft/IdentityCRL/UserExtendedProperties
* Bir program yüklediğinizde genelde program file dosyasına kaydedilir ayrıca onu kaldırdığınızda bazen kayıt defterinde kalır.(HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Uninstall, HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Uninstall )
* Windows belli aralıklarla bilgi kaydeder olay görüntüleyicisi. Hemen bilgisayarımı sağ tıklayıp yönet bölümünden olay görüntüleyici/uygulama kısmına giriniz. Bizim meşhur msn adresimizi kaynak Esent yazılan alanlarda bulunabilir.

Etiketler: ,

Yazan: ertuğrul 05:25   0 comments
Video sitelerin bize sağladıkları

İnternet televizyonun yerini alır mı? Soruları yıllarca kafalara kazındı. Yazılı basın yani kitaplar baya geride kaldı. İnternette TV izlemek için en büyük sorun tabi ki veri erişim hızı. Yüksek kaliteli bir görüntüyü şimdi bile maalesef izleyemiyoruz. Peki, bu çabalarımız niye, neden olmuştur?
İnternetin tv den farkı biz düşüncelerimizi hemen aktarabiliyoruz. Yani burada medya değil biz yönetici oluyoruz işte özgürlüğümüz uğruna internette tv istiyoruz. Bu süreç biraz zor olacağından video paylaşım siteleri çıktı. Bunların en meşhuru tabi ki youtube.com‘dur. Herkesin bu konuda bilgisi olduğunu düşündüğümüzden listelerce link vermeye gerek duymadık, merak edenler buradan bakabilirler. Hiç fark ettiniz mi video sitelerinin görüntü kalitesi az olmasına rağmen tv ye nazaran daha çok ilgi gösteriyor. Hele bu son zamanlarda tv de saçma diziler çıkınca günlerce tv izlemediğim oluyor. Youtube’dan ünlü olanları görünce cesaret alıp konuyu daha da ilerletiyoruz.
Video sitelerini milyonlarca kişi izliyor siz istediğiniz bir sitede üye olup bir profil oluşturabilirsiniz. Oluşturduğumuz profil istediğimizi elde etmekte kullanabiliriz çünkü bizi izleyen milyonlarca kişinin varlığından haberdarız. Yani tv’ye para ödeyeceğimize hiç bir kuruş harcamadan kendimizin, firmamızın reklâmını yapabiliriz. Özellikle firmalara tavsiyem hemen google, yahoo, live gibi bir hesap açıp bu nimetlerden sonuna kadar yararlanmaktır. Sizin paylaşamadığınız bir düşünceniz var, ya da iş arıyorsunuz ama sizi kimse tanımıyor… o halde ne duruyorsunuz siz de hemen bir video sitesinde bir profil oluşturunuz ve sesinizi tüm dünyaya duyurunuz
Kaynak:BlogOhbe

Etiketler: ,

Yazan: ertuğrul 04:40   0 comments
Adsense

GOOGLE ADSENSE İLE WEB SİTENDEN PARA KAZAN

GOOGLE ADSENSE


Web sitenizden daha fazla kazanç elde etmek ve aynı zamanda ziyaretçilerinize daha iyi bir çevrimiçi deneyim sağlamak ister misiniz?. Google AdSense™, sitenize ve sitenizin içeriğine göre hassas bir şekilde hedeflendirilmiş reklamları otomatik olarak sunmaktadır. Reklamlar son derece iyi eşleştirildiği için okuyucularınız bu reklamları gerçekten yararlı bulacaktır. Ayrıca, arama için AdSense'i sitenize eklediğinizde, AdSense, arama sonuç sayfalarınızda da hedefli reklamları gösterecektir. AdSense ile, reklam kazancınızı çok az bir çabayla ve ek bir masraf olmaksızın arttırabilirsiniz.


Web sitenizdeki ilişkili reklamlardan daha fazla para kazanın.


Google AdSense, reklamları sitenizin içeriğiyle eşleştirir ve ziyaretçiler reklamları her tıkladığında daha fazla para kazanırsınız.




Etiketler: , ,

Yazan: ertuğrul 04:27   0 comments
Hoş Geldiniz

Son Yazılar
Arşiv
Dost Siteler
İstatistik

Bedava Counter Online Sayac


Get your own Chat Box! Go Large!